Yaratıcı Drama-Yapılandırmacılık-Çoklu Zeka ve Matematik

Ocak 1, 2008

Günümüzde değişen koşullarla birlikte şu anlaşıldı: Bir insan “öğrenme” sürecinde ne kadar çok duyusal ve bilişsel yönden sürece katılıyorsa öğrenme de o kadar kalıcı ve verimli oluyor. Yani, öğrenme sürecinde sadece gören ve duyan değil de dokunan, koklayan, dokunan ve hatta hatta süreci yaşayan kişiler daha verimli bir öğrenme süreci yaşamış oluyorlar. Bu görüş Dr. Howard Gardner’ın “Multiple Intelligence Theory” (Çoklu Zeka Kuramı) ile de birebir örtüşüyor. Bu kurama gör her bireyin birden çok zeka türü vardır ve bunlar her bireyde farklı düzeylerde olabilir. Kinestetik zekaya daha fazla sahip olanlar bu zekalarını daha iyi kullanabildikleri için dokunarak ve hareket ederek daha iyi öğrenebilirken, görsel zekası daha fazla olanlar görerek daha iyi öğrenebilirler.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın da son zamanlarda uygulama olarak seçtiği “Constructivism” (Yapılandırmacılık) da yukarıda bahsedilenlerle örtüşüyor. Çünkü yapılandırmacılık öğrenenin nasıl öğrendiğine odaklanır ve onu araştırarak daha verimli öğrenme ortamları hazırlamaya çalışır. Yapılandırmacılığa göre öğrenme bir sonuç değil aktif bir süreçtir. Bu süreçte öğretenden çok öğrenen ve öğrenme önemlidir. Öğrenenin nasıl öğrendiğine odaklanılır. Bu noktada da bilginin kullanımı ve günlük hayattaki yeri önem kazanmaktadır. Diğer bir deyişle öğrenene “Bu bilgi günlük hayatta ne işime yarayacık ki?” sorusunun cevabını kendisinin bulmasının sağlanmasıdır.
Peki yukarıda bahsetiklerimizle yaratıcı dramanın ne alakası var? Öncelikle yaratıcı dramanın tanımına bakmak gerekir. Türkiye’de yaratıcı dramanın öncülerinden olan Prof. Dr. İnci San yaratıcı dramayı şöyle tanımlıyor:“Yaratıcı drama; doğaçlama, rol oynama v.b. tiyatro ya da drama tekniklerinden yararlanılarak, bir grup çalışması içinde, bireylerin bir yaşantıyı, bir olayı, bir fikri, kimi zaman bir soyut kavramı ya da bir davranışı, eski bilişsel örüntülerin yeniden düzenlenmesi yoluyla ve gözlem, deneyim, duygu ve yaşantıların gözden geçirildiği ‘oyunsu’ süreçlerde anlamlandırması, canlandırmasıdır. Ancak, yaratıcı eğitsel drama çalışmaları 1) tiyatro yapmak 2) oyunculuk değildir.”
drama
Özellikle sınıfta sıralarda oturmaktan sıkılmış öğrenciler için onları harekete geçirecek ve yeni anlamlar keşfetmelerini sağlayacak bir yardımcı yöntemdir yaratıcı drama. İlköğretim düzeyindeki soyut kavramların somutlaştırılmasında, günlük hayattaki yerlerinin sorgulanmasında birebir uygulamalar yapılabilir. (Şimdilik burada ne gibi örnek uygulamalar olabileceğini yazmıyorum, ilerleyen yazılarımda fırsat olursa yazmaya çalışacağım.)
Matematik gibi büyük bir kısmı somut ve genel olarak malzemesi kalem-kağıt ve düşünce olan bir dersin öğretilmesinde yaratıcı drama öğrencilerin derse olan önyargılarını yıkar, dersi daha çekici hale getirir ve ilgili konuların günlük hayattaki önemlerini daha iyi kavranmasında yardımcı olur. Sürecin oyunsu oluşu ve yaratıcılıkları sergilemeye fırsat tanıması öğrencilerin motivasyonunu yükseltir.
Peki yaratıcı drama ne sıklıkta ve hangi konularda uygulanmalıdır? Nasıl uygulanmalıdır? Bu konudaki düşüncelerimi ilerleyen yazılarımda aktaracağım.

Entry Filed under: Uncategorized. Etiketler: , , , .

Leave a Comment

Required

Required, hidden

Some HTML allowed:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Trackback this post  |  Subscribe to the comments via RSS Feed


Calendar

Ocak 2008
M T W T F S S
« Dec   Dec »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Most Recent Posts